Yeni Akit’in değerli gazeteci yazarı, Sayın Hüseyin ÖZTÜRK Gemlik Kaymakamımız Sayın Gürbüz KARAKUŞ’u 26 Aralık 2018 tarihli GÜNDEM köşesinde "YEREL KALKINMADA MÜLKİ İDARECİLERİN ROLÜ" başlıklı makalesine konu etti.
 
Yerel kalkınmanın önceliklerinden birisi, mülki idarecilerin sahada bizzat bulunarak ve denetleyerek, gayret ve irade sergilemesiyle mümkündür.
İllerimizde-ilçelerimizde mülki idarelerin kapısını genelde devletin sırtından geçinmek isteyenler çalmakta ve üretime katılması gereken maddi imkânları bunlar heba etmektedir.
Sosyal devlet işleyişinde, geçinme imkânlarından bütünüyle yoksun olan insanlara elbet devlet yardım etmelidir. Yalnız bu husus çok suiistimal edilmektedir.
Bir de yine maalesef tarım-hayvancılıktaki kredilerde de büyük suiistimaller görülmektedir. Bu yardımlar araştırıldığında nice suiistimaller görülecektir.
Anadolu’yu gezerken böyle sahtekârlıklara çok rastlamaktayım. Devletime duyurulur.
Aslında söyleyeceklerim bunlar değildi ama zihnimin bir köşesinde hep duruyordu.
Mülki idarecilerin kalkınmada lokomotif olmasına örnek bir insandan-kaymakamdan söz edecektim. Gemlik Kaymakamı Gürbüz Karakuş’tan!
Gürbüz Karakuş, devlete 46 yılını vermiş, görev yaptığı bütün ilçelerde eğitim-kültür-kalkınma adına büyük hizmetlere öncülük etmiş birisidir.
Kırkaltı yılını; “Bürokrat, demirci dükkânında çalışacağını bilmeli ve her gürültüye razı olmalı” anlayışıyla geçirmiş. Şubat ayında yaş haddinden emekli olacakmış.
Yolum Gemlik’e uğramıştı. 46 yıla sığdırdığı hizmetlerini dinleyince emekli olacağına üzüldüm.
Yerel kalkınmadan güvenliğe kadar her işte ilklere imza atmış. Gemlik’i 24 saat, Dronlar ve İHA’larla güven altına almış.
Elbet ülkemizin çeşitli yerlerinde böyle çalışan valilerimiz, kaymakamlarımız vardır ama şu anlayış bir türlü yıkılamamıştır.
Millet olarak CHP ceberutluğu yüzünden valilerimizle, kaymakamlarımızla rahat iletişim kurulamamakta; kovulma, ötelenme korkusu hâlâ yaşanmaktadır.
Gürbüz Karakuş, meslek hayatı boyunca bu olguyu kırmış ve görev yaptığı ilçelerde halkla bütünleşerek kalkınmaya öncülük etmiş. Bazı hizmetlerinin sadece başlıklarından söz ederek, böyle kıymetlerden emeklilik sonrasında da istifade edilmesi gerektiğini hatırlatalım.
Nevşehir/Gülşehir’de Kapadokya’da kilimcilik, süt inekçiliği, arıcılık projelerinin hayata geçirilmesiyle beraber briket imalatı tesisi! Kırklareli/Demirköy’de orman ürünlerini işleyen atölye! Trabzon/Vakfıkebir’de çay fabrikası!
Tekirdağ/Hayrabolu’da “% 2 modeli” uygulamasıyla, 3 yıl boyunca her ay sonu köy muhtarlıklarının hesabına, verdikleri sütün % 1 parasını yatıran bir uygulamanın hayata geçirilmesi! Ayrıca 100 tonluk “çiğ süt soğutma ve soğuk hava depolarının” yanı sıra 350 kişinin istihdam edildiği Şahnur Tekstil Fabrikası!
Tokat/Erbaa’da 12 kişilik bir kurs atölyesini büyüterek, sosyal yardımlaşma vakfından yardım alan; ihtiyaçlı, hastası olan, çocuk okutan, dul, kimsesiz kişilerin maaşlı ve sigortalı olarak çalıştığı tekstil fabrikası!
Adana/Ceyhan’da hayırseverlerin katkısıyla 40.000.000 TL (trilyon) dolayında eğitim hamlesi başlatarak, Fen Lisesi, Kız Meslek Lisesi, Tekstil Meslek Lisesi, Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi, İş Atölyeli Zihinsel Engelliler Okulu ve 3 adet (300’er kişilik) öğrenci yurdu yapılmasına öncülük edilmesi!
Bu kadar mı? Elbet değil. Devlet-millet kucaklaşmasına dair tecrübelerini kitaplaştıracak, bu topraklara ait insanların neler yapabildiklerini göreceğiz”.